ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
Kabak : (Küerbis / Courge / Gourd / Cucurbita / ) Bir yillik, sürünücü otsu bir bitki. Gövdeleri tüylü sürünücü olup, silindir biçimindedir. Kökleri uzun ve ig seklindedir. Yapraklar tüylü, büyük, böbrek veya kalp seklinde, bes parçali, uzun saplidir. Çiçekler tek eseylidir. Erkek çiçekler sarimsi renkte büyük, disi çiçekler daha küçüktür. Meyveleri çesidine göre küremsi, silindir veya yumurtamsi sekillerde ve saplidir. Meyve kabugu ince veya kalin, yumusak veya serttir. Meyveleri çok tohumludur. Kabak, bir sicak ve mutedil bölge bitkisidir. Memleketimizde birçok kabak türü ve bunlarin varyeteleri ekilmektedir. Bilhassa sakiz kabagi (Cucurbita pepo) ve kestane kabagi (C. maxima) veya helvaci kabagi önemli olup tibbî olarak da kullanilmaktadir.
Türkiye'de yetistigi yerler: Memleketimizde kültür olarak yetistirilir.
Sakiz kabagi (C. pepo): Gövdeleri boyunca keskin çizgili, yapraklari bes sivri parçalidir. Meyveleri silindir veya yumurtamsi olup, kalin ve sert kabukludur. Beyaz etli, makbul bir kabaktir. 20-30 cm kadar uzunluktadir.
Kestane kabagi-Helvaci kabagi (C. maxima): Gövdeleri silindir biçiminde, yapraklari böbrek seklinde ve tüylüdür. Meyveleri basik küremsi, sapli, ince kabukludur. Pisirildiginde kabuklari yumusar ve zar gibi soyulur. Kirmizi etli kisminda sekerli ve nisastali maddeler vardir. Yemegi ve tatlisi yapilir.
Kullanildigi yerler: Her iki türün tibbî olarak kurutulmus tohumlari kullanilir. Tohumlarinda sâbit yag ve peporesin vardir. Tohumlari (çekirdekleri) tenya ve kurt düsürücü olarak bilhassa çocuklarda kullanilmaktadir. Tohumlar dis kabuklarindan ayrilarak dövülür, sekerle karistirilarak verilebilir. Ortalama doz çocuklarda 40 gr büyüklerde takriben 100 gr'dir. Kabak çok besleyici özelliktedir C ve B1 vitamini ihtiva eder. Pisirilen etli kismi yiyecekten baska çiban ve sis yerlere lapa olarak da tatbik edilir.
Diger kabak çesitleri sunlardir:
Bal kabagi: Kestane kabaginin bir cinsidir. Eti saridir.
Lif kabagi (Luffa cylindrica): Meyvelerinin iletim demetleri sik bir ag teskil eder. Bu sebeke, meyve soyulup kurutulduktan sonra, sünger gibi kullanilir.
Su kabagi (Lagerneria vulgaris): Meyvelerinin yarisi siskin, yarisi dardir. Bu sebepten su kabi olarak veya ortadan boyuna kesilip kurutulduktan sonra masrapa seklinde kullanilmaktadir.
Dikenli kabak (Sechium edule): Vatani Orta Amerika olan, memleketimizin güney bölgesinde yetistirilen çok yillik bir bitkidir. Meyveleri etli ve büyük bir armut seklinde, bes dilimlidir. Içinde bir büyük tohum vardir. Meyveleri pisirildikten sonra sebze olarak yenir.
Kabakkulakotu : (Lohusaotu / Venüsçiçegi / Aristolochia) Ikiçeneklilerden, 70-80 cm boyunda, ince sapli tirmanici bir bitkidir. Çiçekleri koyukahverengidir. Kötü bir kokusu vardir.
Kullanildigi yerler: Idrar söktürür. Aybasi (adet) kanamalarinin düzenli olmasini saglar.
Kafur : (Kafur / Camphree / Camphora) Tabiatta birçok bitkide bulunur. Tipta kullanilan kafuru, "Cinnamomum camphorea" agacinin odunu, su buhariyla distile edilerek elde edilir. Kafuru, renksiz, seffaf, billuri yapili gevrek parçalardir. Kokusu hususi ve keskin, lezzeti sonradan serinlik veren, aci ve yakicidir. 204 santigrat derecede kaynar. Oda sicakliginda uçar. Suda çok az erir. Alkol, eter ve kloroform benzeri maddelerde daha çok erir.
Kullanildigi yerler: Kan dolasimini kuvvetlendirir. Beyni ve sinirleri uyarir. Solunum sistemini uyarir. Bronslarin ifrazatini artirir. Ispirto ile karistirilmis kafuru saçta kepek olusumunu keser. Akciger hastaliklarinda faydalidir.
Kahkahaçiçegi: (Sahilkahkahasi / Çitsarmasigi / Gündüzsafasi / Convolvulus persicum / Liseron / Bindweed) Çitsarmasigigiller familyasindan, uçlari mavi çizgili beyaz çiçekler açan bir çesit sarmasiktir.
Kullanildigi yerler: Kabizligi giderir, hazmi kolaylastirir.
Kahve : ( Coffea / Kaffee / Café / Coffee ) Vatani Afrika olan fakat bugün tropikal bölgelerde yetistirilen küçük boylu agaç ve agaççiklar. Kisin yapraklarini dökmez, çiçekleri beyaz, meyveleri 1-2 tohumlu olup kirmizidir. Yabânî olarak yetisen kahve agaçlarinin boylari 5-7 m oldugu hâlde kültür olarak yetistirilenlerin boylari 2-3 metreyi geçmez. Kahve agaçlarinin en iyisi Arabistan'da yetisenidir. Kahve, insanlar tarafindan ilk olarak Habesistan'da 3. yüzyilda yetistirilmeye ve kullanilmaya baslanmistir. On sekizinci yüzyilda Mekke'ye hacca giden Habesistanlilar, kahveyi Arabistan'a ve bütün Müslüman âlemine tanitmislardir. Böylece Müslümanlar tarafindan bilinen ve kullanilan kahve, Osmanlilar zamâninda Avrupa'da görevli elçiler yoluyla önce Venedik, Ingiltere, Fransa'ya daha sonra da, bütün bati devletlerine tanitilmistir. Kahve, en çok Habesistan, Libya, Brezilya, Meksika, Hindistan, Arabistan ve Orta Amerika'da yetistirilir.
Türkiye'de yetistigi yerler: Tabiî olarak yetismez. Kültürü yer yer yapilir.
Kullanildigi yerler: Kahve çekirdeklerinin kavrulup dögülmesinden ve sicak suyla kaynatilmasindan meydana gelen içecek “kahve” olarak bilinir. Kahvenin bilesiminde en önemli olarak kafein alkoloidi vardir. Kafeinin az miktarinin damarlari genisletmek sûretiyle uyarici etkisi vardir.Kalbi kuvvetlendirir, sindirimi kolaylastirir, böbrek damarlarini genisleterek idrari çogaltir, solunumu hizlandirir. Kani beyne çekerek, beynin faaliyetini arttirir ve narkotiklerle zehirlenmelere karsi kullanilir. Fazla miktarda alindiginda uyarici etki fazlalasir, kalbin çarpintisini arttirir, kulaklarin uguldamasina sebeb olur. Çok fazla alinirsa ölümle sonuçlanir. Kahvede az miktarda protein, yag ve sakkaroz bulunur. Kahve, ya çekirdek olarak veya çekilmis olarak (kavrulup-ögütülmüs) olarak satilir. Kavrulup ögütülmüs kahve çabuk bayatladigindan, daha çok çekirdek kahve tercih edilir.
Kahvenin içimi: Kahvenin içecek olarak hazirlanmasinda her memleketin kendine göre usûlleri vardir.Memleketimizde “Türk kahvesi” veya “alaturka kahve” diye meshur olan kahve söyle hazirlanir:
Tâze olarak kavrulmus ve çekilmis kahve kullanilir.Türk kahvesinde en önemli özellik bol köpüklü olmasi ve cezvelerde pisirilmesidir. Cezveye önce kahve ve istege göre (az-orta-sekerli) seker konulur. Sonra soguk su ilâve edilir, iyice karistirilip kaynatilir, köpügü tasmadan fincanlara servisi yapilir.
Alafranga veya memleketimizde neskafe olarak bilinen kahveler ise, birtakim islemlerden geçirilir. Iri veya ince çekilmis kahve tânelerinin üzerinden kaynar su geçirilir. Sonradan içersine süt, krema gibi bâzi maddeler ilâve edilir. Suyu uçurulur. Ticârette kavanozlar içerisinde toz olarak, piyasaya sevk edilir. Içilirken de üzerine sicak su, süt, seker ilâve edilerek içilebilir. Kahve ihtiyaçtan fazla alinirsa insanda uykusuzluk, çarpinti, asiri decede sinirlilik meydana getirir.
Kakao : (Kakaobaum / Cacaoyer / Cacao tree / Hindbademi / Theobroma cacao) Vatani tropik Amerika ve Bati Afrika olan, kavliflor bir bitki. (Çiçeklerin yasli dal ve gövdelerden çikmasi olayina kavliflor denir.) Kakao, theobroma denilen bir bitki türünün kurutulmus tohumlaridir.Kahve gibi içilmede kullanilir. 10-15 m boyunda bir agaçtir. Çiçek ve meyveler ana gövde üzerinde bulunur. Bitkinin ancak 5-6 yasindan sonra meyvelerinden istifâde edilir. Meyveler kavun seklinde, küçük bir hiyar büyüklügünde ucu sivri, tâzeyken limon sarisi-kirmizi renkte, kuruduktan sonra daha koyu olan ve açilmayan bir kapsüldür. Meyveleri çok tohumludur. Beyaz veya açik mor renkteki ve bâdem seklindeki tohumlari kakao tânelerini teskil eder. Meyveler içerisinden çikarilan kakao tohumlari ya hemen veya bir süre fermantasyona terk edildikten sonra kurutulur. Fermantasyon sonucu aci lezzet kaybolur ve aromatik bir koku meydana gelir. 50 meyveden takriben bir kg, tohum elde edilir. Tâneler kavrulur, kizilimsi kahverengi un hâline getirilir ve yagi çikarilir. Yag çiktiktan sonra katilasan kakao, yeniden ögütülerek çok ince toz hâline getirilir ki, bu toz, kakao tozunu teskil eder.
Kullanildigi yerler: Kakaonun bilesiminde teobromin, kafein, kakao sâbit yagi vardir. Bol kalorili bir besindir. Ayrica %40 karbonhidrat, % 18 protein vardir. Kafeinden dolayi kahvede oldugu gibi yatistirici ve uyarici etkisi vardir. Az miktari kalbi kuvvetlendirir, sindirimi kolaylastirir, idrar söktürür. Fazla miktari zararlidir. Kakao kahve gibi ayrica süt ilâvesi ile de içilebilir. Kakao yagi çikarilmadan, çikolata îmâlinde kullanilir. Kakao yagi seker yapiminda oldugu gibi, pomatlarda da kullanilir.
Kakule : (Kardamom / Ingver / Cardamome / Cardamom / Elettaria cardamomum ) Bati ve Güney Hindistan, Güneydogu Asya'nin sicak bölgelerinde yetisir. 4-5 m boyunda, büyük yaprakli çok yillik bir bitkidir. Özellikle Güney Hindistan'in bataklik ormanlarinda yabânî olarak yetisir. Kakulenin meyveleri 1-2 cm uzunlukta, sarimsi yesil ve kirli beyazimsi renktedir. Tohumlari mercimek seklinde ve büyüklügünde, kirmizimsi esmer renkte olup, keskin kokuludur. Kakule yetistigi yere göre isim alir. Seyhan kakulesi, Malabar kakulesi, Siyam kakulesi gibi
Kullanildigi yerler: Kakule tohumlari rezin, nisasta ve uçucu yaglar tasir. Hos lezzeti ve kokusundan dolayi baharat olarak kullanilir. Ayrica istah açici, mîdevî ve gaz söktürücü etkilere sâhiptir.
Kanaryaotu : (Kreuzkraut / Seneçon / Groundsel / Senecio) Senenin çogunu çiçekli olarak geçiren, yol kenarlari ve bahçelerde görülen, 10-60 cm yüksekliginde, bir veya iki yillik otsu bir bitki. Gövdeleri dik, dali, tüylü veya tüysüz, seyrek yapraklidir. Yapraklar derin parçali lobludur. Çiçekler küçük silindir seklindeki kapitilum adi verilen basçiklarda toplanmistir. Çiçeklerin hepsi tüp seklinde ve sari renklidir. Meyveleri siyahimsi renkli ve üzeri kisa ve sik tüylerle kaplidir. Otuz kadar türü vardir.
Türkiye'de yetistigi yerler: Türkiye'nin çogu yerinde farkli türleri çok yaygindir.
Kullanildigi yerler: Bitkinin toprak üstü kisimlari toplanir. Uçucu yag, tanen, reçine, inulin ve alkaloit tasir. Yumusatici, kurt düsürücü, yara iyi edici, âdet agrilarini hafifletici olarak kullanilir. Alkaloit tasidiklarindan dikkatli kullanilmalidir .
Kantaron : (Sari kantaron , binbirdelik otu , kan otu , kiliç otu , koyunkiran , mayasil otu , yara otu , Tausendguedenkrauf / Centaurée / Centaury / Erythraea centaurium / Kantariyyon / Erythroea / Gentiana lutea) Haziran, eylül aylari arasinda pembemsi, beyaz renkli çiçekler açan, nemli çayir ve orman kenarlarinda rastlanan 15-50 cm boyunda, iki yillik otsu bir bitki. Küçük kantaron veya kirmizi kantaron olarak da bilinir. Bitkinin gövdeleri tüysüz ve diktir. Yapraklar sapsiz ve karsilikli, oval sekilli ve uçlari sivridir. Pembemsi çiçekler dallarin ucunda durumlar yapar ve çiçekler genellikle saplidir. Çiçekler bes sivri disli ve tüpsüdür. Meyveleri silindir seklinde bir kapsüldür. Çok fazla sarimsi-esmer renkli tohumlari vardir.
Türkiye'de yetistigi yerler: Trakya ve Anadolu.
Kullanildigi yerler: Çiçekli bitki çiçek açma zamaninda toplanir, demetler halinde baglanip gölgede kurutulur. Bitkide sekerler, reçine ve aci maddeler vardir. Çayi kuvvet verici, istah açici ates düsürücü ve hazmi kolaylastirici olarak verilir. Ayrica Astim ve mide agrilarinda da faydali oldugu bilinir.
Karaagaç (ulmus) : Ikiçenekliler sinifinin, karaagaçgiller familyasindan, kisin yaprak döken, bir çesit orman agacidir. Yapraklari kisa sapli, kenarlari çift dislidir. Çiçekleri salkim seklindedir. Odunu iyidir. Hekimlikte kabuklari kullanilir.
Faydasi : Agrilari keser. Yara ve bereleri tedavi eder. Yapraklari kaynatilip, içilecek olursa kandaki seker miktarini düsürür.
Karabasotu: ( Lavandula stoechas / French lavander / Lavande ) Ballibabagiller familyasindan, bir veya çok yillik otsu bir bitkidir. Ezildigi zaman çok kuvvetli ve hos olmayan bir koku çikartir. Çiçekleri mavi veya menekse rengindedir. Bir türünden, "Karabas yagi" denilen bir yag çikartilir. Yurdumuzda alçak maki gruplariyla birlikte yetisir.
Kullanildigi yerler: Agrilari dindirir. Kalbe kuvvet verir. Balgam söker. Uyusukluk giderir, zindelik verir
. Karabiber (dar-i fülfül) : Ikiçenekliler sinifinin, karabibergiller familyasindan, vatani Dogu Hindistan olan, yaprak dökmeyen tirmanici bir bitkidir. Yapraklari yürek biçiminde ve damarlidir. Çiçekleri sarkiktir. Meyveleri küçük, toparlak ve sapsizdir.
Faydasi : Mideyi isitir. Istah açar. Hazmi kolaylastirir. Mide ve bagirsaklardaki mikroplari öldürür. Gaz söktürür ve gaz birikmesine engel olur. Seker hastaliginin ilerlemesini durdurur. Idrar söktürür. Enerji verir. Cinsel istekleri kamçilar. Sinirleri kuvvetlendirir. Yiyeceklerde baharat olarak kullanilir. Damar sertligi, yüksek tansiyon, egzama, üremi, bagirsak iltihabi ve romatizmadan sikayet edenler, mümkün oldugu kadar az kullanmalidirlar.
Karamuk: ( Agrostemma githago / Corn-cockle / ) Karanfilgiller familyasindan, yurdumuzda hububat yetistirilen tarlalarda görülen, çogu zaman bugdayla karisik olan biten, 30-100 cm yüksekliginde, tohumlari zehirli bir bitkidir. Üzeri tüycüklerle kaplidir. Çiçekleri büyük ve güzel, morumsu pembe ve ender olarak da beyazdir.
Kullanildigi yerler: Sogukalginligini giderir.
Karanfilagaci (caryophyllus aromaticus) : Mersingiller familyasindan anayurdu Molük adalari olan ve birçok tropik ülkelerde ve baslica Zengibar, Filipinler ve Hindistan'da yetistirilen, kis aylarinda yaprak dökmeyen bir agaçtir. Çiçeginin tomurcuklarina karanfil denir. Baharat olarak kullanilir. Çiçeklerinden elde edilen karanfilyaginin içeriginde hidrokarbür, euganol, salisilik asid ve karyofilin vardir. Güzel kokuludur. Tadi acidir. Baharat olarak kullanilir.
Faydasi : Mikroplari öldürür. Agrilari dindirir. Sinirleri uyarir. Hazmi kolaylastirir. Koku giderir. Istah açar. Ishali keser. Bedeni ve zihni yorgunluklari giderir. Cinsel arzulari kamçilar. Dogumu kolaylastirir. Karanfil esansi dis macunlarinda kullanilir.
Karanfilçiçegi (dianthus caryophyllus) : Ikiçenekliler sinifinin, karanfilgiller familyasindan; karsilikli ensiz sivri yaprakli, dügüm dügüm ince sapli, 300 kadar çesidi bulunan, otsu bir süs bitkisidir. Yapraklari pembe, beyaz veya kirmizidir. Ençok taninan türü çiçek karanfili'dir. Çok hos kokuludur. Yapraklarindan surup yapilir.
Faydasi : Ates düsürür, terletir. Istah açar. Mide üsütmesinden dogan sikayetleri giderir. Dagkaranfilinin çiçekleri balla karistirilip yenirse, iktidarsizligi giderir.
Karanfilkökü (geum urbanum) : Gölgelik yerlerde yetisen sari çiçekli bir çesit bitkinin, karanfil kokulu köküdür. Ilkbahar ve yaz aylarinda toplanip, kurutulur. Içeriginde tanen vardir.
Faydasi : Mide ve bagirsak bozukluklarini giderir. Ishali keser. Istah açar. Agrilari dindirir. Sinirleri kuvvetlendirir.
Kardeskani: ( ( Ejderkani / Ejderagaci / Drecaena dreco / Sanguis draconis ) Birçenekliler sinifinin, zambakgiller familyasindan, Kanarya adalarinda yetisen bir agaç ya da agaççiktir. Gövdesi kalindir. Yapraklari sert ve kiliç seklindedir. Dallarinin ucunda demet seklinde toplanmistir. Yasli gövdelerden, boyacilikta kullanilan reçinemsi kirmizimtirak bir öz su akar.
Kullanildigi yerler: Yaralari tedavi eder, dis kanamalari tedavi eder.
Karnabahar : ( Blumenkohl / Chou-fleur / Cauliflower / Karnabit / Brassica oleracea var / Bortytis / Cauliflower ) Lahananin bir çesidi. Lahanada yapraklar sebze olarak kullanildigi halde, karnabaharda yenilen kisim genç çiçek tomurcuklari ile çiçek durumu eksenidir. Karnabahar beyaz renkte bir sebzedir. Bunun sebebi de çiçek durumunun büyük örtü yapraklari ile kapali kalmasindandir. Fosfor ve vitamin bakimindan zengindir.
Türkiye'de yetistigi yerler: Ege, Akdeniz, Marmara bölgelerinde sebze olarak yetistirilir.
Kullanildigi yerler: Zihin yorgunlugunu giderir. Afrodizyak özelligi vardir. Cinsel gücü artirir. Sinirleri kuvvetlendirir. Idrar söktürür. Dalak hastaliklarina iyi gelir. Seker hastalarina faydali oldugu bilinir.
Karpuz: ( Harbuz / Citrullus vulgaris / Watermelon / Pasteque / Wassermelone) Pulpasi sulu ve lezzetli olan ve memleketimizde meyve olarak çok yetistirilen, alaca yesil, sert kabuklu büyük meyveler veren, bir yillik otsu bir bitkidir. Daha çok Akdeniz bölgesi ülkelerinde yetisen bir bitkidir. Anavatani Afrika'dir. Eski Misirlilar zamaninda karpuzun yetistirildigi tesbit edilmistir. Karpuz, mutedil iklimlerden hoslanir, kumlu-killi, derin ve serin topraklari sever. Olgun karpuzlar tin-tin eder, kurumus sapi kolayca kopar, agirlikça hafiftir. Karpuzlar renk, sekil ve yetistigi yere göre isim alirlar:
1. Yeni dünyâ karpuzu: Marmara bölgesinde çok ekilir. Açik yesil renkte ince kabuklu, koyu kirmizi, gevrek, tatli ve etlidir. Çekirdekleri beyaz ve küçüktür.
2. Alacali karpuz: Açik yesil kabuk üzerinde muntazam koyu lekeler vardir. Kabugu gevrektir. Eti pembe kirmizi, çekirdekleri siyahtir.
3. Kara karpuz: Kalin, koyu yesil kabuklu, çok sekerli ve lezzetli, etinin orta kismi buzlu gibi görüldügünden karabuz karpuzu da denir. Çekirdekleri küçük ve kirmizi renklidir. Siyah olanlari da vardir.
4. Gülle karpuzu: Geç yetisen, kislik bir çesittir. Koyu yesil renkte ve gülle seklindedir.
5. Vasinkton karpuzu: Erken yetisen tatli, kabugu ince bir karpuz çesidi.
6. Diyarbakir karpuzu: Alaca yesil, çok kalin kabuklu, yuvarlak ve söbü biçiminde, ortalama 20-30 kg gelebilen iriliktedir. 50-60 kg gelenleri de vardir. Fazla sekerli sayilmaz, eti de posalidir.
Türkiye'de yetistigi yerler: Hemen hemen her yerde.
Kullanildigi yerler: Tatli, sulu, sifali, ferahlatici bir meyve olan karpuz, vücuttaki toksinleri temizler ve böbrekteki kumlari eriterek sihhat ve zindelik kazandirir. Karpuzun keleklerinden tursu yapilir. Ayrica kemik gelisimine de yardimci olur.
Kasikotu (fitikotu) : Karanfilgiller familyasindan; Avrupa'da, Asya'da ve yurdumuzda yetisen, toprak yüzeyinde yatik olarak gelisen bir veya çok yillik bitkilerdir. Yapraklari küçüktür ve kümeler halindedir. Hekimlikte; topragin üstünde kalan kisimlari kullanilir.
Faydasi : Böbrek ve mesane hastaliklarini giderir. Fitikta faydalidir. Idrar söktürür. Vücuda rahatlik verir. Kasik sismelerini indirir. Bademcik iltihap ve sismelerini tedavi eder.
Kasimpati: ( Chrysanthemun / Chrysantheme / Chrysanthème / Chrysanthemum / Krizantem / Margarit ) Vatani Çin, Japonya olan park ve bahçelerde yetistirilen güzel çiçekleri olan süs bitkileri. Sonbahardan kisa kadar çiçek açar. Saridan kirmiziya kadar çesitli renklerde iri ve katmerli çiçekleri vardir. Büyüklükleri ve sekilleri türlerine göre farklidir.
Türkiye'de yetistigi yerler: Ege, Akdeniz, Marmara bölgesi.
Kullanildigi yerler: Balkanlarda yetisen ve Chrysanthemum cinerariae folium adi verilen türündan, böcek öldürücü ilaç yapilir
. Kasni (galbanum) : Maydanozgillerden; çadirusagiotu ile seytanteresi agaci gibi bitkilerden elde edilen bir çesit zamktir. Kokusu kuvvetli tadi acidir.
Faydasi : Agri kesicidir. Spazmlari önler.
Kasikotu (cochleria) : Turpgiller familyasindan; Mart'tan Temmuz'a kadar beyaz çiçekler açan, güzel yesil renkli bitkidir. Hardala benzer. Lezzeti aci, kokusu keskindir. Yapraklari etli, kenarlari kasik gibi içeri dogru kivriktir. Taze yapraklarinda aci ve yakici bir esans vardir. Yapraklari ve kökü kullanilir. Taze iken kullanilir.
Faydasi : Skorbütte ve siracada faydalidir. Dis eti iltihaplarini giderir. Dis etlerini kuvvetlendirir.
Kasu: ( Cacho / Catechu / Cachou / Katechusaft ) Kasu Akasyasi (Acacia catechu) nin odunundan elde edilen bir maddedir. Kahverengi, kokusuz bir kütledir. Soguk suda kismen, sicak suda ve alkolde tamamen çözülür.
Kullanildigi yerler: Ishali keser, vücuda kuvvet verir.
Katirtirnagi: ( Geniste luncea / Spartium / Genet ) Baklagiller familyasindan, dik duran çali halinde, her zaman yesil olan, odunsu bir bitkidir. Genç sürgünleri narin yapilidir. Üzerinde çok sayida yaprak bulunur, ya da yapraksizdir. Çiçekleri saridir.
Kullanildigi yerler: Idrar ve balgam söktürür. Hazmi kolaylastirir. Böbrek ve safrakesesi taslarinin düsürülmesine yardim eder. Mesane hastaliklarini tedavi eder. Romatizmada faydalidir. Kabizligi giderir. Kalp hastaliklarinda kullanilir
Katranci (sediragaci) : Çamgiller familyasindan; Lübnan daglarinda ve yurdumuzda Toros daglarinda yetisen 40 metre kadar boyu olan çok gösterisli ve heybetli bir agaçtir. Dallari yataydir. Yapraklari igne gibi olup, demet seklindedir. Renkleri, genç yasinda koyu yesildir. Zamanla açik mavi yesile dönüsürler. Kozalagi, olgunken açik kestane renkli, uzunca, oval seklinde ve 8-12 cm boyundadir. Tohumlarinda reçine vardir. Odunu kokuludur.
Gövde ve dallarinin kapali yerlerde yakilmasiyla sarikatran elde edilir.
Faydasi : Mikrop öldürücüdür. Cilt solunum yollari hastaliklarinda kullanilir. Idrar söktürür.
Katranköpügü (agaric) : Çayir mantarlarindandir. Sapkasinin alt yüzü dilim dilimdir.
Faydasi : Solunum yollari hastaliklarinda kullanilir.
Kavakagaci (populus) : Sögütgiller familyasindan, sulak yerlerde yetisen bir çesit agaçtir. Akkavak, titrekkavak, tellikavak, servikavagi, karakavak, Hollandakavagi gibi çesitleri vardir. Hekimlikte karakavak kullanilir.
Karakavak 25-30 metre boyunda, gövdesi kalin bir agaçtir. Yapraklari üçgen seklinde, disli ve tüysüzdür. Yaprak tomurcuklari tanen, uçucu yag, mum, salisin ve populin adi verilen glikozitleri tasir.
Faydasi : Kavak tomurcuklarindan hazirlanan merhemler basur memelerinin ve romatizmanin lokal tedavisinde kullanilir. Karakavak odunun yakilmasindan kömür elde edilir. Mide ve bagirsaklardaki gazi giderir. Yine bu kömürden yapilan dis tozlari da dislerin temizlenmesinde ve disetlerinin kuvvetlendirmekte kullanilir.
Kavun: ( Zuckermelone / Melon / Muskmelon / Cucumis melo ) Ilkbaharda küçük sari çiçekler açan, yillik, sürünücü, otsu bir yaz meyvesidir. Sülükleri dallanmistir. Yapraklari kalp ve böbrek seklinde, 3-5 loblu, büyük ve tüylüdür. Çiçekleri, bir eseyli ve bir evcikli olup yapraklarin koltugundan çikarlar. Meyveleri çesitli sekil ve renklerde (genellikle sari) dir. Çekirdekleri uzun, elipsoidik veya oval sekildedir. Kavunun ana yurdu Orta Asya'dir. Dünyânin tropik ve iliman bölgelerinde kültür olarak zirâati yapilmaktadir. Dünyâca meshur kantalup kavununun esas vatani Van ve Diyarbakir bölgesidir. Ancak 16. yüzyilda Italya'da görülmüs olan bu kavun çesidi Roma yakinindaki Cantalupa'da yetistirildigi için batida “kantalup” kavunu olarak anilmaktadir. Avrupa'da en çok tutulan bir kavundur. Memleketimizde de bir hayli kavun çesidinin zirâati yapilmaktadir. Trakya ve Istanbul bölgesinde yetistirilen “topatan” kavunu, ince ve sari kabuklu olup dayaniksizdir. Bu bölgede yetistirilen “çitli” denilen kavun kisa dayaniklidir. Ege bölgesinde bilhassa Manisa ve havâlisinde “kirkagaç” kavunu zirâati oldukça yaygindir. Dayanikli ve çok leziz olan bu kavunlar ayni zamanda ihraç da edilebilmektedir. Kirkaagaç kavunundan üretilen çesitleri “hasanbey, altinbas, dilimli ve hallaç” gibi mahallî isimler almaktadir. Olgunlasmadan koparilan kavuna “kelek” adi verilmektedir. Daha çok tursu yapiminda faydalanilir.
Türkiye'de yetistigi yerler: Türkiye'nin hemen hemen her yerinde kültür olarak yetistirilir.
Kullanildigi yerler: Kavun meyve olarak çok yenildigi gibi tohumlari (çekirdekleri) de tibbî olarak kullanilmaktadir. Olgun kavunlarin çekirdekleri kurutulur. Çekirdekler halk tabâbetinde öksürüge karsi (çekirdekleri suda, suyu yariya ininceye kadar kaynatilip içilmesiyle) kullanilir. Ayrica kavun, sinirleri yatistirir, böbreklerdeki kani temizler, taslarin düsürülmesine yardimci olur. Barsaklarda ülser ya da iltihab olanlarla, seker hastalari ve yüksek tansuyonu olanlar yememelidir.
Kayarkorugu: ( Kulakotu / Saksigüzeli / Naserotu / Sempervivum / Joubarde ) Damkorugugiller familyasindan, etli yaprakli, odunsu veya otsu bir bitkidir. Çiçekleri salkim biçimindedir. Yesil kisimlari acidir.
Kullanildigi yerler: Yesil kisimlari, zeytinyagi ile karistirilip merhem yapilir. Cilt iltihaplarinda, egzama ve nasir tedavisinde kullanilir
Kayiskiran: ( Esekotu / Seytantaburesi / Ononis spinosa / Restharrow / Burgrane / Arrete-boeuf ) Baklagiller familyasindan, bos arazilerde ve kurak yerlerde yetisen, 30-60 cm yüksekliginde çok yillik dikenli bir bitkidir. Yapraklari kisa saplidir. Çiçekleri mepbe, meyveleri küçüktür. Köklerinde, (Radix Ononidis); tanen, sakkaroz, zamk, uçucu ve sabit yag, spinosin ve ononin vardir. Kökleri kullanilir.
Kullanildigi yerler: Köklerinin kaynatilmasi sonucu elde edilen çay, terletir ve idrar söktürür. Vücuda rahatlik verir. Böbrek taslarinin düsürülmesine yardim eder. Böbrek ve mesane iltihaplarini giderir. Bogaz agrilarini geçirir.
Kayin Agaci: ( Akgürgen / Kizilagaç / Fagus / Beech / Hetre / Buche / Hêtre / Beech ) Kisin yapragini döken çiçekleri bir cinsli orman agaçlari. Yapraklarinin kenarlari girintili, ince tüylü ve uçlari sivridir. Çiçek durumlari kedicik seklindedir. Meyvelerinin dip kisimlarinda kupula adi verilen kadeh seklinde bir çanak bulunur.
Gölgede yetisen agaçlardandir. Kökleri orta derinlige kadar iner. Azamî 700-800 sene yasayabilir. Sah ve filizden büyüyebilir. Kayin agacinin gövdesi ince, çatlaksiz ve kirçil renkli bir kabukla sarilmis silindir biçimindedir.
Kayin agacinin 10 kadar türü vardir. Memleketimizde Dogu kayini(Fagus orientalis) yayilmistir.
Türkiye'de yetistigi yerler: Marmara, Ege, Karadeniz bölgesi.
Kullanildigi yerler: Avrupa kayini (Fagus silvatica)nin tohumlarindan elde edilen yag, yemek yagi olarak margarin endüstrisinde kullanilir. Kayin katraninin distilasyonundan antiseptik olarak kullanilan kreozot elde edilir. Bu da distan romatizma ve deri hastaliklarina karsi kullanilir. Kabuklarinin suda kaynatilmasiyla elde edilen su yüz lekeleri ve çilleri giderir.
Kayisi: ( Aprikosenbaum (m), Fr. Abricotier (m), Ing. Apricot tree ) Mensei Çin olarak bilinen, 2-10 m yüksekliginde, dikensi ve tüysüz bir agaç. Yapraklar uzunca ve mizraksi, kenarlari disli, ucu sivri veya küttür. Çiçekler beyaz veya pembe renkli olup, yapraklardan daha önce meydana gelirler. Meyvelerin üzeri tüylü olup, sarimsi-turuncu renkte eriksidir. Zerdali olarak da bilinir.
Türkiye'de yetistigi yerler: Malatya, Erzincan, Bursa, Amasya, Çorum, Nigde, Kayseri.
Baslica kayisi çesitleri sunlardir: Sekerpare, Turfanda, Imrahor, Sam, Kurukabuk, Çöloglu vs.
Kullanildigi Yerler : Meyveleri, çekirdekleri ve yapraklari kullanilir. Çekirdeklerinden yag elde edilir. Etli meyvesi seker, organik asitler ve C vitamini ihtivâ etmesi bakimindan önemlidir. Çekirdek içinden elde edilen yag badem yagi yerine, yapraklari derelerde baliklari sersemleterek tutmak için kullanilir. Burada yapraklarda bulunan amygdalin maddesinin rolü önemlidir.
Kaynanadili: ( Kaktüs / Opuntia / Cactus / Cactus opuntia ) Atlasçiçegigiller familyasindan bir çesit bitkidir. En önemli türü Hind inciri (Opuntia leucotricha) dir. "Nopal zamki" elde edilir.
Kullanildigi yerler: Dizanteri ve ishali giderir.
Kebabe: ( Kübbabe / Helile / Hindistanerigi / Kebabiyye / Kuyruklubiber / Cubbebe / Cubeb / Cubebae fructus / Piper cubeba ) Cava, Sumatra ve Borneo'da yetisen Piperaceae'nin kurumus meyvesidir.
Kullanildigi yerler: Mide ve idrar yolu hastaliklarinda kullanilir
.Kebere otu: ( Gebreotu / Kedi tirnagi / Caper berry / Capre / Capparis spinosa ) Bir çesit çalidir. Fransa'da ve ülkemizin Akdeniz bölgesinde yetisir. Yemisi nohuttan büyüktür. Tursusu yapilir. Kökünün kabuklari kullanilir.
Kullanildigi yerler: Idrar söktürür. Vücudu rahatlatir. Istah açar
. Keçiboynuzu: ( Karobbaum / Jahonnisbrotbaum / Caroubier / Carob / Carob tree / Harnup / Ceratonia siliqua / Caroube ) Temmuz-agustos aylarinda, yesilimsi renkli, çok küçük çiçekler açan, 3-10 m boyunda agaç veya agaççiklar.Yapraklari 5-11 yaprakçikli, derimsi, üst taraflari parlak, alt yüzleri donuk yesil renklidir. Çiçekleri poligamdir, yâni ayni agaçta erdisi, disi ve erkek çiçekler bulunmaktadir. Yasli gövde ve dallardan çikan çok sayidaki yesil çiçekleri salkim veya kedicik durumundadir. Çanak yapraklari küçük, taç yapraklari yoktur. Meyveleri 10-20 cm uzunlukta fasulye meyvesine benzer. Meyvelerinde sert, esmer renkli ve oval sekilli tohum tasir. Meyveler bir sene sonra olgunlasir.
Türkiye'de yetistigi yerler: Akdeniz bölgesi.
Kullanildigi yerler: Meyvelerinde yag, sekerler, selüloz ve azotlu bilesikler vardir.Olgun meyveleri gida olarak kullanilir. Kuru meyvelerin temizlenmis unu bilhassa süt çocuklarinin mide ve barsak bozukluklarinda kullanilir. Ayrica gögsü yumusatir ve balgam söker. Sigara tiryakileri için faydalidir.
Keçi sedefotu: ( Keçisedefi / Galega officinalis / Goat's rue / Galega ) Baklagiller familyasindan, Haziran - Agustos aylari arasinda, açik mor renkli çiçekler açan, 50 - 100 cm boyunda çok yilik otsu bir bitkidir. Yapraklari koyu yesildir. Çiçekleri, gövde ve salkimlar ucunda salkimlar seklindedir. Meyvesi esmer, kirmizimtirak renkli, tüysüz ve çok tohumludur. Toprak üstündeki kisimlarinin terkibinde, "Tanen" ve "Galegin" adli alkaloid ve aci maddeler vardir. Bitkinin tamami toplanip kurutulur.
Kullanildigi yerler: Anne sütünü artirir. Az miktarda verildigi takdirde, kandaki seker miktarini düsürür. Fazla kullanilmamalidir.
Kediayagi (antennaria diocia) : Bilesikgiller familyasindan; Dogu Karadeniz ve Dogu Anadolu bölgesinde yetisen, beyazimsi ve yumusak sik tüylü bir bitkidir. Çim ve çalilar arasinda bulunur. Çiçekleri kullanilir.
Faydasi : Öksürügü keser. Gögsü yumusatir ve balgam söktürür. Bronsit ve safra kesesi hastaliklarinda kullanilir. Idrar söktürür.
Kedinanesi (yabani sümbül) : Ballibabagiller familyasindan; kirlarda yetisen beyaz ve pempemsi çiçekli bir bitkidir. Istanbul ve Iç Anadolu bölgesinde görülür. Kediler çok sever.
Faydasi : Hazim sistemini düzeltir. Hazmi kolaylastirir. Mide ve bagirsak gazlarini söktürür. Karin agrilarini giderir. Astim grip ve bronsitin sebep oldugu nefes darligini geçirir. Idrar söktürür. Bagirsak solucanlarini düsürür. Agrili aybasi kanamalarinda faydalidir. Iktidarsizligi giderir. Sinirleri yatistirir.
Kediotu: ( Baldrian / Valériane / Valerian / Valeriana officinalis / Herbe aux chats ) Mayis ve agustos aylari arasinda beyaz ve pembe renkli çiçekler açan 60-150 cm boylarinda, nemli yerlerde yetisen çok yillik otsu bir bitkidir. Gövdeleri silindir seklinde olup, içi bos ve üzerleri çizgilidir. Yapraklar karsilikli ve kisa saplidir. Çiçekler dallarin uçlarinda semsiyemsi durumlar meydana getirirler. Çanak yapraklari tüysü, taç yapraklari ise tübsüdür.
Türkiye'de yetistigi yerler: Marmara, Orta ve Kuzey Dogu Anadolu bölgesi. (Memleketimizde 10 kadar türü bulunmaktadir.)
Kullanildigi yerler: Bitkinin kullanilan kisimlari kökleridir. Kediotu kökü olarak taninir. Özel bir kokusu ve bilesiminde valerian asidi esterleri vardir. Eskiden çayi yara tedâvisinde kullanilirdi. Sinirleri teskin edici, yatistirici etkisinden dolayi önemlidir. Histeri ve nevrasteniye iyi gelir. Kediotu kökünden kediotu esansi elde edilir. Galenik preparatlarin terkibine girer. Fazla miktarda alinmasi basagrisi, halsizlik ve hazimsizliga sebep olur.
Kekik (thymus) : : Ikiçenekliler sinifinin, ballibabagiller familyasindan; odunsu sapli, karsilikli küçük yaprakli, sürüngen, çok yillik timol kokulu alçak bir bitkidir. Içeriginde thymol vardir. Güney Amerika'da yetisen thymus vulgaris türünden hafif sari renkli uçucu kekikyagi elde edilir. Içeriginde timol ve karvakrol vardir. Midevi, idrar söktürücü ve antiseptik olarak kullanilir. Yurdumuzda yabani kekik ve basli kekik çok miktarda yetisir. Ancak mercankösk türlerinin çogu da kekik yerine kullanilmaktadir.
Faydasi : Bedeni kuvvetlendirir. Hazmi kolaylastirir. Istahsizligi giderir. Sinirleri kuvvetlendirir. Kalp çarpintilarini keser. Yemeklerin bozulmasini önler. Bagirsak iltihabini iyilestirir. Salgi bezlerinin düzenli çalismasini saglar. Idrar söktürür. Aybasi kanamalarinin düzenli olmasini saglar. Bagirsak solucanlarinin düsürülmesine yardim eder. Böbreklerde ve mesanedeki mikroplari öldürür. Cinsel istegi kamçilar. Tansiyonu geçici olarak yükseltir. Hastaliklara karsi direnme gücünü artirir. Çocuklarda görülen kansizligi giderir. Kan dolasimini düzenler. Müzmin öksürük, astim, bronsit ve iltihapli zatülcenp'e faydalidir. Grip, beyin nezlesi ve anjinde sikayetlerin azalmasina yardimcidir. Kekik suyu ile banyo romatizma agrilarini dindirir. Kandaki seker miktarini azaltir. Hamileler ve guatri olanlar kullanmamalidir
. Kenevir: ( Henf / Chanvre / Hemp plant / Kendir / Kentir / Kannabis / Cannabis sativa / Hemp / Chanvre ) Mutedil iklimlerde yetistirilen, temmuz-agustos aylarinda soluk yesilimsi renkli çiçekler açan, kültürü yapilan ve yabânî olarak da yol kenarlarinda, ekilmemis alanlarda rastlanan, 50 cm-3 m boylarinda, bir senelik, iki evcikli ve otsu bir bitki. Esrar otu olarak da bilinir. Gövdeleri dik ve içi bos olup üzerleri dikenimsi tüylerden dolayi pürtüklüdür. Yapraklari uzun sapli, karsilikli ve el seklindedir. Erkek ve disi çiçekler ayri ayri bitkilerdedir. Erkek çiçekler yapraklarin koltugunda salkim durumunda toplanmislardir. Disi çiçekler küçük yapraklarin koltuklarinda olup hemen hemen sapsizdirlar. Meyve 3-5 mm boyunda, mercimek seklinde, grimsi veya yesilimsi esmer renklidir. Kenevirin anavatani Orta Asya'dir. Mutedil iklimlerde de yetistirilir. Yeryüzünde ip yapmakta kullanilan ilk bitkidir. M.Ö. 3000 yillarinda Çinliler kumas yapmakta kullanmislardir. Bitkinin çiçeklenme süresi, dallanma sekli, tüyleri ve yaprak büyüklüklerinin çesitliligi dolayisiyla farkli tipte kendire rastlanmaktadir. Liflerinden faydalanilacak kenevirler dogrudan dogruya tohumu topraga serpmek suretiyle ekilir. Tohum keneviri ise açilan özel çukurlara atilir, üstleri toprak ile doldurulur.
Türkiyede yetistigi yerler: Kastamonu, Samsun, Amasya, Kayseri, Sivas, Izmir, Kütahya.
Kullanildigi yerler: Bitkinin disi çiçekli dal uçlari, meyveleri yagi ve lifleri kullanilmaktadir. Kendir lifleri, çok saglam ve dayanikli oldugu için bilhassa çuval, halat yapiminda kullanildigi gibi, hali ipi yelken bezi vs. yapiminda da kullanilir. Bitkinin bilhassa çiçekli dal uçlari organik eriticilerde eriyen bir reçine ile bir uçucu yag ihtiva eder. Reçinede cannabinol, cannabidiol ve tetrahidrocannabinol bulunmaktadir. Iyi kalite reçine elde edilmesi iklim ve topraga baglidir. Bu reçine fizyolojik bir tesire sahiptir. Merkezî sinir sistemine etki eder, yatistirici ve uyusturucudur. Hazim sistemine pek tesiri yoktur. Fakat çok çabuk aliskanlik yaptigindan çogu memleketlerde oldugu gibi memleketimizde de kullanilisi yasaktir. Kenevir bitkisinin disi çiçek durumlarindan elde edilen bu esmer renkli kütle esrar olarak bilinmektedir. Keyif verici olarak Asya ve Afrika'da çok kullanilmaktadir. Esrar, tütün, tömbeki, sigara, ve nargile hâlinde içilebilmektedir. Bazen bal, reçel veya lokum içine konularak yutulur. Eskiden nargile, tömbeki ile veya serbet ile içilirdi.
Herhangi bir nümunenin kenevir reçinesi (esrar) ihtivâ edip etmedigi adlî ve pratik bakimdan önemlidir. Bu kontrol beyaz fareler üzerinde biyolojik olarak yapilabildigi gibi, bazi kimyevî renk reaksiyonlari (Beam reaksiyonu) ile de yapilabilmektedir.
Memleketimizde esrar veren bitkilerin yetistirilmesi ve esrar imâli 1932'de 2313 sayili kânunla yasak edilmistir.
Kenevir tohumlarindan yag çikartilir ve yesilimsi renkli bu yag bilhassa sabun îmâlinde kullanilmaktadir.
Keraviye (karamankimyonu) Maydanozgiller familyasindan Dogu Anadolu bölgesinde yetisen 2 yillik otsu bir bitkidir. Çiçekleri beyaz renklidir. Mayis - Temmuz aylari arasinda açar. 30 - 90 cm boyundadir. Kazik köklüdür. Meyvesi esmerdir. Içeriginde tanen, reçine, sabit ve uçucu yaglar vardir.
Faydasi : Anne sütünü artirir. Mide ve bagirsak gazlarini, midedeki diger sikayetleri giderir. Idrar söktürür. Astimda faydalidir.
Kereviz (apium graveolens) : Maydanozgiller familyasindan, kökleri ve yapraklari sebze olarak kullanilan kokulu, iki yillik bir bitkidir. Içeriginde sedanonik anhidrit, sedanolin, limonen, palmirik asit, gayakol gibi maddeler vardir. Yapraklari ve bas kismi kullanilir.
Faydasi : Uyarici ve idrar söktürücüdür. Iktidarsizligi giderir. Cinsel istekleri kamçilar. Seker, guatr ve yüksek tansiyonda faydalidir. Böbrek, akciger ve karaciger hastaliklarini önler. Mideyi kuvvetlendirir. Istah açar. Sürmenajda faydalidir. Sinir yorgunlugunu giderir. Kani temizler. Karaciger sisligini giderir. Böbreklerdeki kum ve taslarin dökülmesinde yardimci olur. Safra ifrazatini düzenler. Nikris ve romatizmada faydalidir. Susuzlugu keser ve vücuda serinlik verir. Kalp hastalarina tavsiye edilir. Ses kisikligini giderir.
Kestane (castanea vesca) : Kayingiller familyasindan; kisin yapraklarini döken, 25 - 30 metre boyunda bir agaçtir. Yapraklari genistir. Meyveleri iridir.
Faydasi : Kabuklarinin suda kaynatilmasi ile hazirlanan ilaç; ates düsürür ve sinirleri yatistirir. Meyvesi, kaslari kuvvetlendirir. Kan dolasimini düzenler. Bedeni ve zihni yorgunlugu giderir. Varis ve basur memelerinin meydana gelmesini önler. Karaciger yorgunlugu ve sisligini geçirir. Kansizligi giderir. Mideyi kuvvetlendirir. Damar sertligi ve yüksek tansiyondan sikayet edenlerle, seker hastalari yememelidir.
Ketentohumu (graine de lin) : Keten denilen kireçli topraklarda yetisen otsu bir bitkinin tohumudur. Içeriginde sabit yag, müsilaj, protein, siyanogenetik bir glikozit olan linamarin vardir. Ketenyaginda asitler vardir. Boya ve musamba sanayiinde kullanilir.
Faydasi : Akciger hastalikklari bronsit ve soguk alginliginda faydalidir. Lavman olarak kullanilirsa kabizligi giderir. Müzmin öksürügü keser. Dolama, köpekmemeleri ve her türlü çibanin tedavisinde faydalidir.
Kiliçotu (sarikantaron) : Kiliçotugiller familyasindan; Mayis - Eylül aylari arasinda sari renkli çiçekler açan, 30 - 100 cm boyunda çok yillik otsu bir bitkidir. Yapraklari sapsizdir. Koyu yesildir. Çiçekleri dallarinin ucundadir. Çiçek dallarinda; pinen, cadinen, tanen, reçine, zamk, aci maddeler ve boya maddeleri vardir.
Faydasi : Sinirleri yatistirir. Idrar ve balgam söktürür. Gögsü yumusatir, öksürügü keser. Istah açar. Zeytinyagi ile hazirlanan merhemi yaralari iyilestirir. Filizlenmis uçlarindan yapilan haslama, bagirsak kurtlarini düsürür.
Kinaagaci (hinna) : Kinaagacigiller familyasindan, anayurdu Hindistan olan ve Arabistan'da ve Akdeniz ikliminde yetistirilen ayrik dalli, beyazimsi kabuklu, karsit yaprakli bir agaçtir. Çiçekleri beyaz renkli ve keskin kokuludur. Kurutulmus yapraklarindan kina elde edilir. Saç ve parmaklari boyamakta kullanilir.
Faydasi : Ayak terlemelerine engel olur. Dolamada kullanilir. Uyuz ve egzamaya iyi gelir. Guatrin üzerine baglanirsa, faydasi görülür. Sarilik, idrar zorlugu, gastrit ve kolit'de iyilestiricidir. Agiz yaralari ve deri çatlaklarini tedavi eder.
Kinakina (kontestozu) : Kökboyasigiller familyasindan; anayurdu Peru ve Bolivya olan ve sanayii bitkisi olarak Cava, Güney Hindistan, Kolombiya, Seylan, Guatemala, Kamerun ve Kongo gibi tropikal ülkelerde yetistirilen 15-20 metre boyunda bir agaçtir. Kabugundan kinin çikarilir. Kinakinanin içeriginde kinin, kinidin, kinsonin, singol, kupreol gibi maddeler vardir. Gövde, kök ve kabuklari kullanilir. Tadi acidir.
Faydasi : Ates düsürür. Sitmayi tedavi eder. Tifoda faydalidir. Agir ve mikroplu hastaliklarin nekahat devresini kisaltir. Cilt kasintilarinda faydalidir. Istah açar. Kuvvet verir. Kabizligi giderir. Kinidin alkoloidi tasikardide kullanilir. Vücuda kuvvet verir.
Kirkdamarotu (cryptogamae) : Damarli çiçeksiz bitkilerdendir. 100 kadar çesidi vardir. Kibritotlari, atkuyruklari ve egreltiotlari bu familyadandir. Yol kenarlarinda ve kumlu topraklarda yetisirler.
Faydasi : Burun kanamasini keser. Kesiklerde ve çibanda faydalidir. Balla karistirilip yenecek olursa, nefes darligini giderir. Yaralari iyilestirir. Kandaki seker miktarini düsürür.
Kirlangiçotu (hilaliye) : Gelincikgiller familyasindan, Nisan - Mayis aylari arasinda sari renkli çiçekler açan, 30 - 70 cm yüksekliginde çok yillik otsu bir bitkidir. Kuzey Anadolu bölgesinde yetisir. Çiçekleri dallarinin ucundadir. Bitkinin tamaminda ve özellikle yapraklarinda sari renkli boya maddesi ve alkoloidler vardir. Sapi kirildigi zaman sari renkli bir süt akar. Zehirlidir.
Faydasi : Sütü sigil ve nasirlarin tedavisinde kullanilir.
Kisamahmut (dalakotu) : Ballibabagiller familyasindan; Haziran - Eylül aylari arasinda pembe ve seyrek olarak da beyaz renkli çiçekler açan, otsu bir bitkidir. 10 - 30 cm boyundadir. Yapraklari; karsilikli, tüylü, kenarlari disili ve küçük bir mese yapragi seklindedir. Çiçekleri üst yapraklarinin koltugunda gruplar halindedir. Meyvesi küçüktür. Çiçekli bitkide uçucu bir yag, aci maddeler, tanen, glikozitler vardir.
Faydasi : Vücuda kuvvet verir. Atesi düsürür. Idrar söktürür. Mesane taslarinin düsürülmesine yardimci olur. Aybasi tutklugunu giderir. Öksürügü keser.
Kizilcik (cornus) : Kizilcikgiller familyasindan; çogunlugu çali veya agaç halinde odunsu ve bir kaçi da otsu karakterde, kisin yaprak döken veya her zaman yesil bitki cinsidir. Yapraklari sade, uzun veya kisa sapli, genellikle çatalli tüylüdür. Çiçekleri salkim veya semsiye seklindedir. 40 kadar türü vardir. Meyvesi yuvarlaktir. Yurdumuzda yetisen türü sari çiçekli kizilciktir. Boyu 7-8 metre kadardir. Çali seklinde olanlari da vardir. Kis aylarinda yapraklarini döker çiçekleri yapraklarindan önce açar. Renkleri saridir. Yapraklari karsilikli dizilmistir. Meyveleri sonbaharda olgunlasir. 1-1,5 cm boyundadir. Parlak kirmizi renktedirler. Lezzeti buruktur.
Meyveleri seker, müsilajli maddeler ihtiva eder. Kabuklarinda ise reçineli maddeler, tanen ve müsilaj vardir. Meyveleri yenir veya surubu yapilir.
Faydasi : Meyveleri ishali keser. Kabizlik yapar. Kabuklari ates düsürür. Agiz paslanmasini giderir. Agiz yaralarini geçirir. Surubu, vücuda kuvvet verir.
Kimyon (kyminon) : Maydanozgiller familyasindan; Mayis - Haziran aylarinda bayez veya pembemsi çiçekler açan, 15 - 20 cm boyunda, bir yillik otsu bir bitkidir. Anavatani Misir'dir. Yapraklari dar ince seritler halinde parçalidir. Çiçekleri 3-5 sapli semsiye durumundadir. Meyveleri ovaldir. Içeriginde, reçine, sabit ve uçucu yaglar vardir. Keskin, hos kokuludur. Tohumlari baharat olarak kullanilir.
Faydasi : Istah açar. Hazimsizligi giderir. Mide ve bagirsaklarda gaz birikmesini önler. Birikmis gazi söktürür. Hava yutmayi önler. Sinirleri yatistirir. Sinirsel basdönmelerini keser. Anne sütünü artirir. Aybasi kanamalarinin düzenli olmasini saglar. Idrar söktürür. Yüksek tansiyonu düsürür. Bagirsak solucanlarinin düsürülmesine yardimci olur. Romatizma ve sismanlikta faydalidir. Hamileler kullanmamalidir.
Kiraz (prunus avlum) : Gülgiller familyasindan; anayurdu Asya olan, düz kabuklu bir çesit agaç veya agaçciktir. Genellikle yapraklanmadan önce çiçek açar. Meyvesi, etli ve tek çekirdeklidir. Ev ilaçlarinda saplari, meyvesi, kabugu ve çiçekleri kullanilir.
Faydasi : Idrar söktürür. Böbreklerde biriken zararli maddelerin atilmasina yardimci olur. Kabizligi giderir. Kanin temizlenmesine yardim eder. Nikris, romatizma, damar sertligi ve mafsal kireçlenmesinde faydalidir. Karaciger sisligine iyi gelir. Safra akisini normale döndürür. Sivilceleri önler. Susuzlugu giderir. Kabuklari ishali keser. Atesi düsürür. Çiçekleri gögsü yumusatir ve öksürügü giderir.
Kisnis (kisniç) : Maydanozgiller familyasindan; Haziran - Agustos aylari arasinda pembe beyaz renkli çiçekler açan, 30 - 50 cm boyunda, oldukça fena kokulu bir yillik otsu bir bitkidir. Nemli çayir ve sirtlarda yetisir. Yapraklari açik yesil renkli ve tüylüdür. Çiçekleri, dallarinin uçlarinda semsiye seklinde toplanmistir. Meyveleri nisasta, tanen, sekerler ve uçucu yag tasir. Kisnis sekeri, likör yapimi, pastacilik ve eczacilikta kullanilir.
Faydasi : Istah açar. Bagirsak gazlarini giderir. Sinirleri yatistirir. Hazmi kolaylastirir. Sinirsel bas agrilarini keser. Karin agrilarini giderir. Cinsel arzuyu kamçilar. Aybasi kanamasini düzenler. Dogumu kolaylastirir. Sürmenajda faydalidir. Bayat yiyeceklerin zararini azaltir. Fazla miktarda yenirse zarari görülür.
Kokuluyonca (melilotus) : Baklagiller familyasindan, Avrupa'da ve yurdumuzda yetisen, 30 - 100 cm boyunda, iki yillik otsu bir bitkidir. Gövdesi silindir biçimindedir. Tüysüzdür. Çok dallidir. Yapraklari almasik dizilislidir. Sari çiçekleri güzel kokuludur. Meyvesi 4 mm kadar boyunda 1-2 tohumludur. Çiçekli ve yaprakli dallarinda kumarin, melilotik ve kumarik asitler ile uçucu bir yag vardir.
Faydasi : Hafif kabiz vericidir. Romatizma agrilarini dindirir. Vücuda rahatlik verir.
Koni Çiçegi (Echinacea purpurea) : Koni Çiçegi, dünyanin en önemli sifali bitkilerinden olup (soguk alginligi, grip, enfeksiyon, zayif bagisiklik sistemi ve kanserden korunma gibi durumlarda); kuru toprak ve ovalar ile seyrek ormanlik arazilerde dogal olarak yetisen çok yillik bir bitkidir. 1950?den beri yapilan arastirmalara göre, bitkide bakteri, mikrop ve virüslere karsi oldukça etkili olan maddeler bulundu. Bu maddelerin baslicalari; echinacoside, poli-sakkaritler (polysaccharides), poli-asetilenler (polyacetylenes), gliko-proteinler (glycoproteins), kafeik asit türevleri (Cichoric Acid), tri-glikosid (triglycoside), betain, seskiterenler (sesguiterpenes), karyofilen (caryophylene) dir. Bitki bu maddelere ek olarak bakir ve demir mineralleri ile tanenler, protein, yag asitleri ve A, C, E vitaminleri de içermektedir.
Faydasi : Koni Çiçegi en yaygin iki viral hastalik olan soguk alginligi ve grip? in önlenmesinde de büyük bir yardimcidir. Soguk alginliginin ilk belirtileri görüldügünde veya öncesinde alinmasi etkisini daha da güçlendirir. Bitki, üst solunum yollari enfeksiyonlari ve sinüzit için de tedavi edici bir ajan olarak dikkate alinabilir. Koni Çiçegi, hemen hemen tüm bulasici hastaliklar için de fayda saglayabilir. Çünkü arastirmalar Koni Çiçegi? nin saglikli dokular ile zararli mikro-organizmalar arasindaki dogal engeli (bariyer) yok eden bir enzimin olusumunu önledigini göstermistir. T-hücre aktivitesini de hizlandirdigi için romatizmal artrit ve allerji gibi bagisiklik sistemi düzensizliklerinde de kullanilabilir. Koni Çiçegi, interferon üretimine de yardimci olmaktadir. Interferonlar günümüzde özellikle kanser tedavisinde dikkatleri yeniden üzerine çeken, glilko-protein yapisinda bir madde olup; virüsle karsilasan her türlü canli tarafindan hazirlanabilirler. Interferonlarin en önemli etkileri, virüslerin çogalmasini önleyebilmeleridir. Bu nedenle virüslerin yol açtigi grip, uçuk (herpes), deri ve agizda kizarma, bademcik iltihabi ve genel olarak viral hastaliklarin süresini kisaltma bakimindan da interferonlar büyük bir öneme sahiptir. Bu nedenle Koni Çiçegi, burun akintisi ve bogaz agrisi gibi semptomlarin siddetini ve bunlara neden olan rahatsizligin süresini de kisaltabilir
. Koruk (eksi üzüm) : Henüz olgunlasmamis, eksi, ham üzümdür. Serbeti yapilir.
Faydasi : Istah açar. Kurdesende faydalidir. Göz agrilarini dindirir.
Koyunotu (Agrimonia Eupatoria) : Koyunotu, yöresel olarak kizilyaprak, kasikotu, fitikotu, kuzu pitragi ve eger otu olarak da bilinir. Günesli kuru yerlerde, yol ve orman kiyilarinda, çimenliklerde, tepelerde ve bayirlarda, ormanlarin açiklik bölgelerinde ve harabeliklerde yetisir. Iri yapraklari 10 cm kadar uzun ve kenarlari dislidir. Arslanpençesi ailesinden olan bitkinin boyu 80 cm kadar uzar. Çiçeklenen bitki, Haziran'dan Agustos'a kadar toplanir. Bitki, bogaz, agiz boslugu ve yutak iltihaplarina karsi büyük bir iyilestirme gücüne sahiptir. Onu, anjin ve bogaz hastaliklarinda, faranjit, aft ve agiz boslugu mukoza iltihaplarinda da düsünmek gerekir.
Faydasi : Meslek geregi olarak çok zorunda olan kisiler, bir önlem olarak, her gün koyunotu bitki çayi ile gargara yapmalidirlar. Bitkinin yapraklari, kansizlikta ve yaralanmalarda büyük basari ile kullanilir. Ayrica, romatizma, lumbago, sindirim zorluklari, karaciger sertlesmesi (siroz) ve tikanikliklari ve dalak hastaliklarinda da etkilidir. Günde 2 bardak bitki çayi yeterlidir. Herkes, yilda 1 veya 2 kere, koyunotu banyo katkisiyla banyo yapmasi önerilir. Koyunotu, daraltici, toplayici ve öteki önemli özellikleri nedeniyle, en basta gelen sifali bitkilerdendir. Dr. Schirbaum söyle diyor: "Günde 3 bardak çay bir süre içildiginde, kalp, mide, bagirsak ve akciger büyümesini iyilestirir. Ayrica, böbrek ve mesane rahatsizliklarini giderir." (Referans: M.Treben). Varis ve baldir çibanlarinda, koyunotu merhemi özellikle önerilir. Hazirlanan merhem günde 3 kez varis ve baldir çibanlarinin üstüne sürülür. Karaciger rahatsizliklarinda, 100 gr koyunotu, 100 gr yogurtotu ve 100 gr hindiba karisimi ile elde edilen çay harmani kullanilir. Sabah aç karnina 1 bardak ve gün boyunca 2 bardak içilmelidir
Kralotu (peucedanum ostruthium) : Dantela gibi güzel yesil yaprakli bir bitkidir. Çiçekleri pembe ve beyaz renkte olup, dallarinin ucuna toplanmistir. Yapraklari ilkbahar, kökü ise sonbahar aylarinda toplanip, kurutulur.
Faydasi : Mide ve bagirsak bozukluklarini giderir. Ishali keser. Kani temizler. Damar sertligi ve nikriste faydalidir
.
Kudrethelvasi (manna) : Bir çesit disbudak olan fraxinus ornus agacinin torba seklinde ve içi sivi dolu yerine yapilan kesiklerden çikan sividir. Içeriginde mannit sekeri vardir. Yuvarlak, yassi, billuri, kuru parçalardir. Rengi soluk sarimsi ve içi beyazdir. Kokusu bala benzer. Lezzeti sekerlidir. Suda kolay erir.
Faydasi : Kolay kullanilir, hos bir müshildir
.
Kudretnari (momordica) : Kabakgiller familyasindan, tirmanici, ince gövdeli, bir yillik bir bitkidir. Yapraklari sapli ve el gibi parçalidir. Meyvesi olgunlasinca, birbirinden ayrilir. Meyveleri 10-15 cm boyunda siskin ve iki uçta incelmis seklindedir. Üzerinde kabarciklar vardir. Turuncu - sari renktedir. Ev ilaçlarinda, zeytinyagi ile karistirilarak kullanilir.
Faydasi : Mide ülserini tedavi eder. Egzama ve diger cilt hastaliklarinda faydalidir. Yaralarin çabuk kapanmasini saglar.
Kuduzotu (disotu) : Disotugiller familyasindan, koyu yesil renkli, çok yillik otsu bir bitkidir. Boyu 30-120 cm arasindadir. Yapraklari sert ve dalgalidir. Çakilli, çorak arazide yetisir. Çiçekleri salkim seklindedir. Zehirlidir.
Faydasi : Ödem hastaliginda faydalidir. Mesane taslarinin düsürülmesine yardim eder. Spazm ve agrilari giderir.
Kurtayagi (lycopode) : Kibritotunun en çok görülen seklidir. Boyu 1 m kadardir. Sporlu basaklarindan kurtayagi tozu denilen ve hekimlikte kullanilan sari bir toz elde edilir.
Faydasi : Karaciger ve safra kesesi hastaliklarinda faydalidir. Agrilari dindirir. Romatizmada sikayetleri giderir. Böbrek ve safra kesesi taslarinin düsürülmesine yardimci olur.
Kurtbagri (kurtbahari) : Zeytingiller familyasindan kis aylarinda yapragini döken veya her zaman yesil olan odunsu bir bitkidir. Yurdumuzda adi kurtbagri yetisir. 4-5 m boyunda bir çalidir. Çiçekleri beyazdir. Meyveleri parlak siyah renkte olup, üzümsüdür. Bütün orman bölgelerinde yetisir.
Faydasi : Çiçekleri cilt kurumasinda faydalidir. Meyveleri kullanilmamalidir.
Kurtpençesi (kurttirnagi) : Gülgiller familyasindan besparmakotu adli bitkinin salkim çiçekli, sapi ve kökü bol taneli, çok yillik bir türüdür. Yapraklari kullanilir.
Faydasi : Ishali keser.
Kuso (kusso) : Gülgiller familyasindan Habesistan'da yetisen almasik yaprakli, katmerli çiçekli ve disi organi genis tepecikli bir agaçtir.
Faydasi : Bagirsak solucanlarini düsürmeye yarar.
Kusburnu (fructus rosa canina) : Yabangülünün, seker, organik asit ve C vitamini bakimindan zengin olan meyvesidir.
Faydasi : Idrar söktürür, ishali keser.
Kusekmegi (çobandagarcigi) : Turpgiller familyasindan; beyaz veya mor çiçekli otsu bir bitkidir. Birçok türü vardir.
Faydasi : Basur memelerini tedavi eder. Bogaz agrilarini geçirir.
Kuskonmaz (asparagus) : Zambakgiller familyasindan; çali veya yari çali halinde odunsu, çogu sarilici, bazi türleri de otsu olan Asya, Afrika ve Akdeniz bölgesinde yetisen bir bitkidir. Yapraklari pul gibi ve almasik dizilislidir. Çiçekleri küçüktür. Renkleri yesilimsi veya beyazdir. Meyveleri üzümsüdür. 150 kadar türü vardir. Tibbi kuskonmaz Trakya ve Dogu Anadolu'da yabani olarak yetisir. Çiçekleri sarimsi yesildir. Meyvesi kirmizidir. Kök ve rizomlarinda sekerler, mannit, koniferin, asparajin A ve C vitaminleri vardir. Hekimlikte toprakta sürünen gövdesi, kökü ve tomurcuklari kullanilir. Ilkbahar aylarinda toplanip kurutulur.
Faydasi : Kalp hastaliklarindan dogan ödemleri giderir. Idrar söktürür. Idrar yollarini temizler. Sinirleri kuvvetlendirir. Kani temizler. Karaciger ve böbreklerin muntazam çalismasini saglar. Karaciger sisligini indirir. Dalak hastaliklarinda faydalidir. Zihin yorgunlugunu giderir. Sivilce ve egzamanin iyilesmesinde yardimci olur. Kandaki seker miktarini düsürür. El ve ayaklarda görünen sislikleri indirir. Bel soguklugu böbrek ve mesane iltihabi olanlarla, çok sinirli kimselerin kullanmamasi gerekir.
Kuzukulagi (rumex) : Karabugdaygiller familyasindan; nemli kirlarda yetisen, genellikle bir kaç yil yasayan, yesil veya firfiri renkte orsu bir bitki cinsidir. Yapraklari hafifçe kabarik ve genistir. Meyveleri üç köseli veya yassidir. Yurdumuzda yetisen türleri; Labada, büyük kuzukulagi, küçük kuzukulagi gibi çesitleridir. Ev ilaçlarinda büyük ve küçük kuzukulaginin yapraklari kullanilir.
Faydasi : Yapraklari ile salata yapilip, yenir. Idrar söktürür. Mide siskinligini giderir. Egzamalar üzerine kompress yapilir. Romatizmalilar, böbreklerinden hasta olanlar, yememelidir.
Küçük hindistancevizi (myristica) : Myristicaceae familyasindan; Anavatani Molük olan, diger sicak bölgelerde de yetistirilen, 16 - 18 m yüksekliginde bir agaç ve onun meyvesidir. Görünüs itibariyle Portakal agacina benzer. Tohumlari beyazimsi kül halinde ve yuvarlaktir. Kabugu soyulmus halde satilir. Içeriginde uçucu bir yag vardir.
Faydasi : Vücudu kuvvetlendirir. Hazmi kolaylastirir. Istah açar. Kalp ve sindirim ilaçlari yapmakta kullanilir.